
selman forum İslami Paylaşım Platformu |
| | |
| Yazar | Mesaj |
|---|
nisyan47 Yeni Dost

Kayıt : 15 03 2008 Mesajlar : 18
 | Konu: ALPARSLAN KUYTUL HOCA C.tesi Mayıs 03, 2008 6:02 pm | |
| Alparslan Kuytul Hocaefendi Alparslan Kuytul Hocaefendi 1965 yılında Adana’da dünyaya geldi. Ailesi ve çevresinden aldığı dini eğitim ve terbiye ile İslam’ı seven bir çocuk olarak yetişti. Henüz ortaokul tahsili esnasında, dinini öğrenme ve anlatma gayreti içerisindeydi. Lise yıllarına geldiğinde milletinin içerisinde bulunduğu durumu, onu daha çok çalışmaya ve İslam’ı tebliğ etmeye yöneltti. Yaptığı araştırmalar ve okuduğu kaynak eserler; ayrıca çeşitli hocalardan aldığı Arapça ve klasik ilimler O’nu Kur’an ve sünnete daha çok yaklaştırdı.
Yüksek öğrenimini, Çukurova Üniversitesi Mimarlık Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra Mısır’ın El-Ezher Üniversitesi İslam Hukuku Fakültesi’nde tamamladı.
Temeli 1980 yılına dayanan Alparslan Kuytul Hoca efendi’nin başlattığı bu hareket; Allah’ın yardımı, Hoca Efendi’nin fedakâr çalışmaları ve birkaç gayretli insanla filiz vermiş, ardından 1994 yılında Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı adıyla çiçek açmıştır.
Hoca efendi’nin en büyük amacı rabbani metotla İslami hizmetler yapan, tüm meselelere sahabiler gibi Kur’an ve sünnet penceresinden bakan ve iman - ibadet - ahlak - cihad gibi Kur’an da bulunan tüm vitaminleri alınması gerektiği kadar alabilen öncü bir neslin yetiştirilmesidir. İşte bu özlemini gerçekleştirebilmek amacıyla tüm mesaisini eğitim ve hizmet çalışmalarına vakfetmiştir.
İslam Ümmeti’nin kurtuluşunun âlim ve aydın vasıflı insanların yetiştirilmesinden geçtiğine inanan Hoca Efendi; bu amaçla yıllardır talebeleriyle derslerine devam etmektedir. Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı Hakkında FURKAN VAKFI
22.11.1994 tarihinde kurulan Furkan Vakfı, kurulduğu andan itibaren eğitim ve hizmet çalışmalarına aralıksız devam etmektedir. Muhterem ALPARSLAN KUYTUL Hocaefendi’nin başlattığı bu hizmet halkasının temeli 1980'li yıllara dayanmaktadır. Hocaefendinin çocukluğundan itibaren İslam'a ve İslami ilimlere önem vermesi ve lise yıllarında İslami hizmetin içinde aktif olarak bulunmasıyla başlayan bu hareket birkaç gayretli insanla birlikte yükselmiş ve 1994'te Furkan Vakfı olarak filiz vermiştir. Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendinin de kurucularından olduğu bu vakfın asıl gayesi, hakiki imana ulaşmış, ibadete âşık, ahlak sahibi ve Allah (cc)'nin yeryüzünde hâkimiyeti için meşru yollarla mücadele eden, hayırlı işlerde topluma öncülük yapacak ÖNCÜ BİR NESİL HAZIRLAMAKTIR.
Elazığ'da da şubesi bulunan Furkan Vakfı, tanıdığı ihtiyaç sahibi ailelere ayni ve nakdi yardımlar yapmakta, öğrencilere burs vermektedir. Vakfımız sürekli olarak tefsir ve siyer dersleri gibi islami sohbetler yapmakta, her yıl düzenlediği konferanslar, kermes, gezi, makale-şiir yarışmaları, kardeşlik geceleri ve diğer kültürel etkinliklerle halkımızın ihtiyacına cevap vermekte, sahih İslami anlayışın oluşması için çalışmaktadır.
İlk olarak bilinmelidir ki: İslami anlayış ve yapılanma RABBANİ olmak zorundadır. Böyle bir hareket Kur'an ve sünneti kendine rehber edinmeli, İslam’a Hizmet metodunu kendi kafasından değil Allah (cc) ve Resulünden (sav) almalıdır. Bu İslami anlayış farzlar ve haramlarda geri adım atmayı dinden taviz vermek olarak görmeli, bunda müsamaha göstermemelidir. Öte yandan farz ve haram olmayan ya da âlimler arasında ihtilaflı olan meselelerde daha anlayışlı ve müsamahakâr olan bir hareket olmalıdır. Öncü nesil imanı, ibadeti, ahlakı ve cihad şuuruyla Rabbani bir harekettir.
İkinci olarak: İslami anlayış ve yapılanmanın İLMİ olması, sadece beşeri ilimlere değil İslami ilimlere de önem veren ve ilmi kendine pusula edinen bir hareket olması bir zorunluluktur. Âlim ve aydın vasıflarını kendinde toplayan kimselerin ortaya çıkması ümmetin beklentisidir. Vakfımız gayretli ve kabiliyetli hanım ve erkeklere bu iki vasfı kazandırmaya çalışmaktadır. İslami ilimlere gereken önemi vermemek Kur'an ve sünnetten, sırat-ı müstakimden uzaklaşma zamanla haramları helal görme gibi tehlikeleri beraberinde getirmektedir.
Ve üçüncü olarak; İslami anlayış ve yapılanmanın ŞUMULLÜ (kapsamlı) olması elzemdir. Kur'an eczanesinde insana lazım olan bütün vitaminler ve ilaçlar bulunmaktadır. Kur'an-ı Kerim iman, ibadet, ahlak, cihad, muhabbettullah ve takva gibi vitamin ve ilaçları gerekli olduğu kadar vermiş ve bundan bir bütün olarak istifade edilmesini emretmiştir. Dolayısıyla; bu vitaminlerin birini ya da birkaçını alıp diğerlerini almamak Müslüman şahsiyetinde bozulmalara, zayıf ve hastalıklı Müslümanların ortaya çıkmasına neden olacaktır. O halde; her cemaatin ve Müslüman’ın anlayarak olmak şartıyla en çok okuduğu ve en çok alıntı yaptığı kitap Kur'an olmalıdır. Hiçbir kitap Kur'an-a ve Hadis-i Şeriflere perde yapılmamalıdır.
Vakfımız RABBANİ, İLMİ VE ŞUMULLÜ bir hareket ortaya koymaya çalışarak 1994 yılından beri devam ede gelen hizmet ve eğitimi ile sağlam ve öncü bir nesil hazırlamaya çalışmış ve halkımızın teveccühüne mazhar olmuştur.
Allah (cc):"Bizim uğrumuzda cihad edenlere şüphesiz yollarımızı gösteririz, gerçekten Allah ihsan edenlerle birliktedir." buyurmuş ve Allah Resulü (sav) de "Ümmetim içinden bir topluluk daima hakkı ayakta tutacaktır ve Allah (cc)'nin emri gelinceye kadar onlara buğzeden onlara bir zarar veremeyecektir." (Et Tac) buyurmuştur. Ümmetin ve neslin kurtuluşu için bugüne kadar hizmet vermiş bütün büyüklerimizi rahmet ve saygıyla anar, bu amaç için çalışanların hepsini hadiste zikredilen topluluk içinde görür ve mü’minlerin kardeş olduğunu unutmayız.
Gayret bizden başarı Allah (cc)’dandır. |
|  | | buhara44 Destekleyen Dost


  Yaş : 22 Kayıt : 14 01 2008 Mesajlar : 383 Nerden : Nerden mi? bilmem aman ALLAHIM burası neresi ben nerdeyim burasi kim ben nere ünvan : Hicran Yürekli Ammar
 | Konu: Geri: ALPARSLAN KUYTUL HOCA C.tesi Mayıs 03, 2008 6:04 pm | |
| evet katılıyorum sana çok haklısın bende çok sevdim hocamızı konferansa gelmişti gittim gercekten müthişti ALLAH bu gibi din büyüklerimizi yol göstericilerimizi başımızdan eksik etmesin amin inşALLAHUTEALA _________________
 |
|  | | nisyan47 Yeni Dost

Kayıt : 15 03 2008 Mesajlar : 18
 | Konu: Geri: ALPARSLAN KUYTUL HOCA C.tesi Mayıs 03, 2008 6:05 pm | |
| Altmış Prensip Her kardeşimiz; bilmelidir ki bütün mü’minler kardeştirler.
Her kardeşimiz; hizmette yarışmalı ve hayırlı işlerde birbirine yardımcı olmalıdır.
Her kardeşimiz; yapılan her hizmeti küçük büyük demeden takdir etmeli ve yapan kardeşini kutlamalıdır. Aksi halde hizmette gevşeme meydana gelir.
Her kardeşimiz; istişare ve istihare yapmadan karar vermemeli ve istişare sonunda alınan karara güzelce uymalıdır.
Her kardeşimiz; gördüğü hatayı en güzel şekilde düzeltmeye çalışmalı bunu yaparken kırıcı ve saygısız olmamalıdır
Her kardeşimiz; haftada en az birkaç arkadaşını ziyaret etmeli bunu kesinlikle aksatmamalıdır. Bilmelidir ki Allahın yardımı ancak birbirini ziyaret edenlerin birbirine ikramda bulunanların ve birbirine itimat edip dost olanların üzerinedir.
Her kardeşimiz; bir insanın hidayetine vesile olmanın dünyadan ve içindekilerden daha hayırlı olduğunu buna hesap günü büyük mükâfat verileceğini iyi bilmeli ve sürekli olarak ilgilendiği kişiler olmalıdır. Bilinmelidir ki yenileri olmayan çalışmanın eskileri olmaz.
Her kardeşimiz; ahlakını güzelleştirmeye çalışmalı ve güzel ahlakın en büyük silahımız olduğunu unutmamalıdır.
Her kardeşimiz; bilmelidir ki birbirini bir hafta, hatta haftalarca görmediği halde arayıp sormayanlar gerçek kardeş değildirler.
Her kardeşimiz; istikbalden ümitli ve ümitlendirici olmalı, moral bozucu şekilde konuşmamalıdır.
Her kardeşimiz; Kur’an-ı Kerim’i tecvitle okumayı, namaz, oruç, v.s. gibi farz-ı ayn olan ilimleri öğrenmeli, kâfir güçlerin maksatlarını, onlarla mücadele etme yollarını iyi bilmeli, sabır ve namazla Allahtan yardım dilemelidir.
Her kardeşimiz; farzların dışında günlük virtler edinmeli, bunu yaparken bid’atlardan kaçınmalıdır. Kur’an ve kitap okumayı, tefekkür etmeyi günlük virtleri arasına koymalıdır.
Her kardeşimiz; evini Islama ve Müslümanlara açmaya çalışmalı ve böylece evini İslam la nurlandırmalı ve bereketlendirmelidir.
Her kardeşimiz; küçüğünü sevip korumalı, büyüğünü sayıp hürmet göstermelidir.
Her kardeşimiz; Peygamberimiz (SAV) gibi cimrilik, korkaklık ve tembellikten Allah’a sığınmalı, böyle huyları var ise değiştirmek için azmetmelidir.
Her kardeşimiz; mutad olarak yapılan dersleri, mükâfat fabrikası ve kendisini günahlardan koruyabilmesi için olması gereken manevi gıdalar olarak görmelidir.
Her kardeşimiz; Ashab-ı Kiram’ın (r.anhum) hayatını öğrenmek için değil, yaşamak için okumalıdır.
Her kardeşimiz; en az kırk ayet ve kırk hadis ezberlemeli ve ezberinin çok olmasının, Allah’a ve Resulüne (SAV) yaklaşma vesilesi olduğunu bilmelidir.
Her kardeşimiz; sürekli olarak ve mutlaka kitap okumalı ve okuduğu kitabı bir kardeşi ile mutlaka müzakere etmelidir.
Her kardeşimiz; her zaman ve her müsait yerde emr-i bil-ma’rufve nehy-i ani’l münker vazifesini en güzel şekilde yapmalıdır.
Her kardeşimiz; meseleleri ilmi şekilde tartışmalı ve ahlaki kurallara uymayan tartışmanın şeytanın yardımcısı olduğunu unutmamalıdır.
Her kardeşimiz; yaptığı her hizmeti rıza-i ilahi için yapmalı ve övgü beklememelidir, buna rağmen övülürse bunu Allah’ın hediyesi olarak görmeli ve Allah’ın hediyesiyle gururlanmalıdır.
Her kardeşimiz; Takva sahibi olmaya çalışmalı ve şüpheli şeylerden kaçınmalıdır. Şüpheli şeyler, alimlerin bir kısmının haram, bir kısmının ise helal dediği şeylerdir.
Her kardeşimiz; devamlı olarak tövbe ve istiğfarda bulunmalı, şeytanın yaptığı iyilikleri hatırlatıp, işlediği günahları unutturmasına fırsat vermemelidirler.
Her kardeşimiz; çevresinde “emin kişi” olarak tanınmalı, buna göre davranışlarını ayarlamalıdır. Mesela söz verdiğinde ona mutlaka uymalıdır.
Her kardeşimiz; bilmelidir ki, şu üç şey kimde bulunursa o kimse İslam davasının tadını almıştır: a)Malını infak edebiliyorsa b)Davası için gözyaşı ve ter dökebiliyorsa, c)Aklı hep hizmetle meşgul ise.
Her kardeşimiz; bilmelidir ki, şu iki kelime siyah ve beyazdan daha zıttır:”CENNET VE RAHAT BİR HAYAT”.
Her kardeşimiz; Safları sıkıştırmalı ve arkadaşlarıyla güzel geçinmeli, halkla bağlantısını koparmamalı ve halka kavrayacakları şekilde konuşmalı, onlarla tartışmamalıdır.
Her kardeşimiz; mescitlere gitmeli camilerden tamamen uzak kalmamalı, cemaat ile güzel bir ilişki kurabilmelidir.
Her kardeşimiz; hizmette başarılı olabilmenin şu beş sırrını ezberlemelidir. A-SANCI B-İTAAT C-FEDAKÂRLIK D-KARDEŞLİK E-ÇALIŞKANLIK
Her kardeşimiz; Kendi sahasında sözü dinlenilen, başarılı bir kişi olmaya çalışmalı, yaptığı işi düzgün ve hakkı ile yapmalıdır.
Her kardeşimiz; hadiste belirtilen yedi büyük günahtan sakınmalı ailesi ile iyi geçinmeli değişmeleri konusunda aceleci olmamalıdırlar.
Her kardeşimiz; kalp temizliğine önem verdiği kadar elbisesinin ve çevresinin temizliğine de önem vermeli, pejmürde vaziyette olmamalıdır.
Her kardeşimiz; Az uyumaya, az konuşmaya, az yemeğe özen göstermeli ve kendisiyle güzel geçinebilen, ülfet edilebilen bir kişi olmalıdır.
Her kardeşimiz; kâfirlerin İslam ülkelerini ele geçirebilmek için araç olarak içkiyi ve kadını kullandıklarını iyi bilmeli tüm uzuvlarını haramlardan korumaya çalışmalı, kadınlardan ve televizyondan uzak durmalıdır
Her kardeşimiz; gıybetten aslanlardan kaçar gibi kaçmalı, gıybetin kardeşliği ortadan kaldıracağını ve hizmette soğumayı doğuracağını unutmamalıdır. Bir hatayı düzeltmek için söylüyorsa, sadece o hatayı düzeltebilme gücüne sahip olan kişiye söylemelidir.
Her kardeşimiz; her yerde ve her zaman kendini kontrol etmeli bedevice değil medenice davranmalı basit hareket ve konuşmalardan kaçınmalıdır.(tespihle oynamak, ayak ayaküstüne atamak, yemek yerken sesli yemek ve fazla yemeğe çalışmak, yolda yürürken vakarsız yürümek, kirli elbise ve ayakkabı giymek, bir şey yiyerek yürümek, tartışmak, bağıra çağıra konuşmak v.b)
Her kardeşimiz; ilimde ve hizmette kendisinden daha büyük kardeşinin yanında çok mecbur olmadıkça konuşmamalı, konuşmanın arasına girip konuşmacının ahengini ve tesirini bozmamalıdır. Sormak istediği bir şey varsa izin isteyerek kısaca sormalı, kendi fikri sorulduğunda lafı uzatmadan kısaca cevap vermeli ve o makamın kendisi için gerekli sorular sorarak istifade etme ve dinleme makamı olduğunu unutmamalıdır.
Her kardeşimiz; itkadda ve amalde ehl-i sünnete, özellikle bağlı olduğu mezhebe uymalı, sapık fırkalardan kendisini ve arkadaşlarını korumalıdır
Her kardeşimiz; ehl-i sünnet ile şia arasındaki ihtilafların tartışılmasının ve büyütülmesinin kâfirlerin işine gelebileceğini iyi bilmelidir. Ehl-i kıble olan tüm Müslümanları sevmeli ve ehl-i sünnete bağlılığını sürdürecek bu ihtilaflı meseleleri ilim ehl-ine bırakmalıdır.
Her kardeşimiz; marufta, itaatte, fedakârlıkta, ihlâsta ve samimiyette diğer kardeşlerine örnek olmalıdır.
Her kardeşimiz; kâfirlere, münafıklara ve cahillere karşı dikkatli ve tedbirli olmalı ve bilmelidir ki tedbirsizlik en az hainlik kadar tehlikelidir.
Her kardeşimiz; hizmette kullandığı eşyalara ve malzemelere dikkat edip onları korumalı ve sağlanan bu imkânları bir emanet olduğunu unutmamalıdır.
Her kardeşimiz; hizmetin sorunlarıyla İlgilenmeli sancı duymalı ve seyirci olmaktan biran evvel kurtulmalıdır.
Her kardeşimiz; iyi bilmelidir ki yapılan her hizmet değerlidir ve cennetle mükâfatlandıracaktır. Hizmetin büyüyü vardır ama değersizi yoktur.
Her kardeşimiz; cemaatine karşı sorumluluk duygusu içine olmalı ve verilen görevi yapmak için koşuşturmalıdır. Aksi takdirde sorumsuzluk etmiş olur.
Her kardeşimiz; iyi bilmelidir ki en çok sevdiğimiz kişiler, verilen görevi eksiksiz ve zamanın da yapan “iş bitiren” kişilerdir.
Her kardeşimiz; hizmetin başarılı olabilmesi için itaatin ve ihlâsın çok önemli olduğunu ve bunlar olmadan hayırlı işlerde başarılı olamayacağını iyi bilmelidir.
Her kardeşimiz; bilmelidir ki bir hizmetin düzenli oluşu evlerinin düzenli oluşundan bellidir.
Her kardeşimiz; katılması gereken dersleri kesinlikle aksatmamalı, şeytanın “bu defa da gitmeyi ver” demesine ve başka işler çıkarmasına aldırmamalı ve bilmelidir ki dersleri aksatmaya başlamak, dini aksatmaya başlamanın başlangıcıdır.
Her kardeşimiz; hizmetimizde kişilerin makamlarına ve zenginliklerine göre değil, takvalarına, ilimlerine ve hizmetlerine göre değer ve saygı göreceklerini bilmelidir.
Her kardeşimiz; her konuda ulu orta konuşmaktan kaçınmalı ihtilaflı konular tehlike arz eden siyasi konulara girmekten sakınmalı mecbur kaldığında o konuda cemaatin görüşünü biliyorsa ilmi bir şekilde ortaya koymalı ve sert tartışmaya girmemeli.
Her kardeşimiz; ilgilendiği kişilere islamın temel meselelerini öğrettikten sonra cemaatte uyulması gereken ahlakı ve disiplin kurallarını ikinci öncelikli olarak kesinlikle öğretmeli ve kendisi de örnek olmalıdır.
Her kardeşimiz; kendisinden büyük kardeşinin, kendinden yapmasını istediği şeylere karşılık, “olur yapalım abi veya hocam” gibi bir sözle mukabele edip itaatin ne olduğunu göstermeli ve sözü uzatmamalıdır. İstenilen şey kendisinin yapamayacağı bir şey varsa veya onu yapmanın bir mahsuru varsa, yine “olur yapalım hocam” dedikten sonra durumu açıklamalıdır.
Her kardeşimiz; hizmetle ilgili sorunları sadece konuşması gereken kişilerle konuşmalı dışarıda konuşmamalı ve ümit verici olmalıdır.
Her kardeşimiz; kendisinden daha büyük sorumluluk ve daha ağır yük altında olan kardeşlerine karşı hürmetli ve saygılı olmalıdır. Bir borç olarak görmelidir.
Her kardeşimiz; ilmen veya yaşça kendisinden büyük olan birisiyle konuşurken yüksek olmayan bir sesle laubali olmadan saygılı bir duruşla ve saygılı bir şekilde konuşmalıdır. Bu İslam ahlakının bir gereğidir.
Her kardeşimiz; kendisine bir görev verildiğinde o görevi, cenneti kazanmak için bir fırsat olarak görmeli istek ve heyecanla harekete geçmelidir.
Her kardeşimiz; bir meclise geldiği zaman topluluğa selam verdikten sonra kendisinden büyük olan en büyük kişiye de selam vermelidir.
Her kardeşimiz; sayılan bu prensipleri adeta ezberlemeli bunların yazılması gerekenlerin tamamı olmadığı, yalnızca belli başlıları olduğunu bilmeli, hizmette başarının ve Allah’ın yardımının doğrulara uymakla olabileceğini asla unutmamalıdır. |
|  | | nisyan47 Yeni Dost

Kayıt : 15 03 2008 Mesajlar : 18
 | Konu: Geri: ALPARSLAN KUYTUL HOCA C.tesi Mayıs 03, 2008 6:07 pm | |
| | buhara44 demiş ki: | | evet katılıyorum sana çok haklısın bende çok sevdim hocamızı konferansa gelmişti gittim gercekten müthişti ALLAH bu gibi din büyüklerimizi yol göstericilerimizi başımızdan eksik etmesin amin inşALLAHUTEALA |
EVET KARDEŞİM ÖYLE,İNŞALLAH BU TÜR İNSANLAR GEREKEN VE HAK ETTİKLERİ İLGİYİ FAZLASIYLA GÖRÜRLER... |
|  | | buhara44 Destekleyen Dost


  Yaş : 22 Kayıt : 14 01 2008 Mesajlar : 383 Nerden : Nerden mi? bilmem aman ALLAHIM burası neresi ben nerdeyim burasi kim ben nere ünvan : Hicran Yürekli Ammar
 | Konu: Geri: ALPARSLAN KUYTUL HOCA C.tesi Mayıs 03, 2008 6:08 pm | |
| ... _________________

En son buhara44 tarafından Perş. Mayıs 08, 2008 2:41 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi |
|  | | nisyan47 Yeni Dost

Kayıt : 15 03 2008 Mesajlar : 18
 | |  | | |
| 1 sayfadaki 1 sayfası |
| | Bu forumun müsaadesi var: | Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
| |
| |
| |
|