selman forum

İslami Paylaşım Platformu
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder
 

Kudüs Yolunda Küçük Bir Şehid: İman el HAMS

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
selahaddineyyubi
Admin
Admin


OğlakHoroz
Yaş : 27
Kayıt : 03 01 2008
Mesajlar : 772
Nerden : İnna lillah ve inna ileyhi raciun
ünvan : Kudüsün Fatihi

MesajKonu: Kudüs Yolunda Küçük Bir Şehid: İman el HAMS   Cuma Ocak 04, 2008 12:08 pm

* Kudüs Yolunda Küçük Bir Şehid: İman el HAMS *



Henüz 13 yaşında küçük bir kız çocuğuydu İman El Hams. O da Filistinde yaşayan bütün çocuklar gibi gözlerini savaşa açmıştı. Oyun nedir, oyuncak nedir bilmezlerdi. En önemli oyunları taş atmaktı.
Hergün işgalci siyonistler bir arkadaşını şehid ediyor, komşularının evlerini yıkıyor, babalarını tutuklayıp hapisanelere götürüyorlardı. Bu olanlara bir anlam veremiyordu küçük Hams.
Bazen ellerine taşlar alıp evlerinin arka tarfındaki caddede siyonist katilleri ve onların araçlarını taşlıyorlardı. Attıkları küçük taşlardan korkup kaçan siyonist işgalcileri görünce çok şaşırmıştı. Kendilerinden yaşca ve fiziken büyük, ellerinde silahlar ve bombalar olduğu halde bizden niye bu kadar korkuyorlar diye düşünüyordu.
Büyüyünce doktor olmak istiyordu Hams. Filistinde doktora ihtiyac vardı. Doktor olmadığı, ilaç olmadığı için ölen arkadaşları vardı Hamsın.
Doktor olabilmek için derslerine çok dikkat ediyordu. Gerçi okula gidemediği günler oluyordu. Siyonist işgalciler bütün yolları kapatıyor, kimsenin evinden çıkmasına izin vermiyorlardı. Burası bizim vatanımız bu işgalciler ne hakla bizim vatanımızda bizi tutsak ediyorlar diye düşünmüştü küçük olmasına rağmen.
İşgalci siyonistler yeni bir operasyon başlatmıştı. Bütün Gazzeyi yüzlerce tank, binlerce asker ve helikopterlerle işgal etmişlerdi. Silah sesleri hiç susmuyordu. Bomba sesleri kulaklarını sağır edecek şekildeydi her tarafı yakıp yıkıyorlardı.
Bütün gece uyuyamamıştı Hams. Bomba seslerinden korkup annesinin yanına sığındı. Annesi bir yandan ağlıyor bir yandan Rabbine dua ediyordu. O da annesiyle birlikte dua etmeye başladı…
Yarabbi; bu bombalar artık sussun, annem artık ağlamasın ne olur! Ben ve kardeşlerim korkuyoruz. Bu pis askerleri vatanımızdan def et ,babama yardım et, onu koru…
Ağlayarak bu dualar döküldü o masum dudaklardan.
Babası işgalci siyonistlere direnmek için sokaktaydı Hamsın. Acaba babasının başına bişey gelmişmiydi diye merak ediyordu.
O gece hiç uyumamışlardı. Sabah olmuştu ve okula gitmeliydi.Hazırlıklarını yapmaya başladı. Çantasını hazırladı, kitabını ve kalemini özenle yerleştirdi. Annesinden en güzel elbisesini istedi. En son bayramda giymişti o güzel elbiseyi. Nedense bu gün o güzel elbiseyi giymek gelmişti içinden.. Annesi okula gitmesini istemiyordu Hamsın. Hemen arka sokakta işgalci katillerin tankları vardı. Annesi küçük yavrusuna zarar gelmesinden korkuyordu. İçinde tarifsiz bir sızı vardı annesinin.
Küçük Hams; ben doktor olacağım anne.. Bu yüzden okula gitmeliyim. Hem zaten hergün oluyor bu olanlar'' diyerek elbisesini giydi. Annesi tebessüm ve göz yaşları içinde kızına baktı. Allah seni siyonist katillerin şerrinden korusun! diye dua etti. Küçük Hams ayakkabılarını giydi. Dönüp annesine baktı ve ona sımsıkıca sarıldı. Gözyaşları yanaklarından süzülen annesini öptü. Annesi de onu öptü ve kokladı. Nasıl da güzel kokuyordu Hams. Bügün bir başka gelmişti onun kokusu annesine. Sıkı sıkı sarıldı annesi küçük kızına. Sanki hiç bırakmak istemiyordu.
Hams anne okula geç kalacağım diye uyardı annesini. Annesi de bırakmak istemedi Hamsı. Sanki anlamıştı bişeyler olacağını. Yüreğinde derin bir sızı oluşmuştu. Sıkı sıkı sarıldı Hamsa, bunun son defa olduğunu bilmeden.
Annesi Hamsın başörtüsünü düzeltti. Bu gün Hams babasının puşisini takmak istemişti başına. Babası günlerdir eve gelmemişti. Onu çok özlemişti. Özlemini böyle gidermek istiyordu belki de Hams.
Küçük Hams çantasını omzuna aldı, kapıyı yavaşca açtı.Dışarıdan silah ve bomba sesleri geliyordu tanklar geziyordu Gazze sokaklarında. Dönüp annesine baktı ve güldü Hams. Sonra besmele çekti ve hızlı adımlarla okula doğru yola koyuldu. İçinden bildiği bütün duaları okuyordu. Özellikle ayetel kürsü, felak ve nas sürelerini dua niyetiyle bolca okudu…
Etrafa bakıyordu yürürken. Her taraftan dumanlar yükseliyordu. Bazı evler yıkılmıştı. Arkadaşı Ahmet Yasinin de evlerinin yıkılmış olduğunu gördü. Bir anda Hamsın içini korku kapladı. İnşAllah arkadaşı Ahmet Yasin, annesi Havva teyze ve küçük kardeşi Zeynebe bişey olmamıştır diye dua etti.
Okula gitmeliydi Hams. Belki de Ahmet Yasin okuldaydı. Adımlarını daha da sıklaştırdı. Siyonist işgalcilerin yanından hızla geçti. Onlara nefretle baktı. Amcası aklına geldi Hamsın.
Amcasını siyonistler şehid etmişlerdi. O bir öğretmendi. Hamsa okuma yazmayı o öğretmişti. Ona doktor olmasını öğütleyen de oydu. Hamsın gözleri dolmuştu. Bir taş alıp şu katillere fırlatayım diye geçirdi içinden, ama okula geç kalıyordu. İçinde biraz da endişe vardı, çünkü siyonistler çocukları ve bebekleri de gözlerini kırpmadan öldürüyorlardı. Daha 5 gün önce arka sokaktaki komşularının küçük bebekleri 6 aylık Muhammedi kafasından vurarak şehid ettiklerini duymuştu. İçi iyice ürpermişti, yüreğinde tarifsiz bir his oluşmuştu. Korku değildi bu… Ne olduğunu anlayamamıştı. Siyonistlerin yanından hızla uzaklaşmaya çalışıyorken bir yandan okulunu düşünüyordu. Muhammed, babası, Ahmet Yasin ve annesi gözünün önünden bir film şeridi gibi geçiyordu.
Birden acı bir silah sesi duyuldu. Hamsın annesi Meryem bir anda yerinden fırladı. Yüreğine tarifsiz bir ateş düştü annesinin. Bu silahtan çıkan kurşun acaba kimin canını yaktı diye düşündü. Birden hams geldi aklına güzel kzı Hams az önce öptüğü kokladığı biricik yavrusu. Kokusu hala burnundaydı onun…
Ve ardından bir silah sesi daha. İyice huzursuz olmuştu Meryem. Arkasından peş peşe gelen silah sesiyle kendini gayri ihkiyari dışarı attı.. Göz yaşlarına da hakim olamıyordu içindeki ateş bütün bedenini kaplamıştı. Hızlıca Hamsın gittiği yöne doğru koşmaya başladı…
Küçük Hams ise ilk silah sesiyle birlikte bedeninde bir sızı hissetti adımlarını daha da hızlandırmak istedi. Ardından bir silah sesi daha işitti küçük kız vurulduğunu anlamıştı… Tarifsiz bir acı hissetti o küçücük bedeninde, daha fazla hareket edemedi. Minik bedeni ayakta duramadı Hamsın ve kendini yere bıraktı. Aklına annesi geldi Hamsın, sonra da babası. Gözlerinin önünde birden arkadaşı Ahmet Yasin belirdi; onu, bir bahçede oturmuş güzel meyveler yiyorken görüyordu. Tebessüm ederek Hamsa baktı Ahmet yasin ve elindeki meyvayı Hamsa doğru uzattı. Hams da tebessüm etti ve içindeki sıkıntı bir anda ferahlığa dönüştü…
Annesi Meryem de biraz ilerde yatan küçük bir beden gördü. Başında ise, canavar ruhlu bir işgalci askeri otomatik silahını yerde yatan o minik bedene doğrultmuş halde duruyordu. Meryemin içindeki sıkıntı dahada artmıştı hızla o tarafa doğru koştu…
Bu olamazdı! Yerde hareketsiz yatan beden küçük kızı Hamsdı. Meryem yavrum…! güzel kızım…! diye bir feryat kopardı.
Çantası sırtında kanlar içinde yerde yatan küçük kızı Hamsdı. Onu şehid eden kan içici Siyonist asker ise başında duruyordu.
Bedeni cansız yerde yatan, kanlar içindeki yavrusunu kucağına aldı Meryem.. Gözyaşları ve hıçkırıklara boğulup sıkıca sarıldı minik kızına… Hams’ın o parıldayan yüzünde bambaşka bir tebessüm vardı, üzerinde ise az öncekinden daha güzel bir koku sarmıştı. Hamsı sıkıca kollarına alıp doyasıyla kokladı yavrusunu…
Meryem, ambulans…! Ambulans yok mu…? diye feryat etti. Etraftaki insanlar şakınlık ve hüzün içinde bakıyorlardı ona. Minicik bir kızın üzerine bir şarjör mermi boşaltan siyonist katili görenler taş kesilmişti sanki. Olayı gören genç bir kadın ağlayarak kundaktaki bebeğine daha sıkı sarılıyordu karşı kaldırımda…
Hams artık yaşamıyordu, ama annesi de buna inanmak istemiyordu. Hamsı hastahaneye yetiştirmek için çırpınıyordu Hamsı vuran katil siyonist hiçbir şey yokmuş gibi annesinin kollarında yatan masum çocuk bedenine baktı. Sonra sırıtarak ileride tankın yanında bekleyen diğer askerlerin yanına doğru ilerledi.
Ambulans gelmişti. Meryem telaşla ambulansa taşıdı minik kızını. O ölmemeliydi daha çok küçüktü. Onun ne zararı olabilirdi ki? Sadece okuluna gidiyordu. Çevredeki insanlar da olayın şaşkınlığını üzerlerinden atıp kızının kanlı bedeni karşısında hıçkırıklara boğulan Meryeme yardım ettiler.
Olay karşısında sinirlenen halk az ilerde duran işgalci katil siyonistleri taşlamaya başladılar. İşgalci askerler de bir taraftan onlara kurşunlarla cevap verirken bir yandan da geri geri kaçıyorlardı.
Bu nasıl bir savaştı böyle?. Kimilerinin ellerinde sadece taşlarla vatanlarını savunanlar, karşı tarafta ise tanklar, uçaklar, helikopterler, otomatik silahlar..! Ve böylelikle İslami Filistin ve Kudüs topraklarını işgal etmişlerdi.
Onların hesaba katamadıkları bir şey vardı bu onlarda bulunmayan bir silahtı…! Filistinlilerin Allaha olan imanı ve şehadet aşkı…
Meryem küçük Hamsın başını kucağına almış ağıtlar yakarak sırma saçlarını okşuyordu. Bir yandan da Rabbine onun ölmemesi için dua ediyordu. Birden Hamsın evden çıkmadan önce kapıdan dönüp ona bakışını hatırladı. Meryem o anı düşündükçe sanki kzının birşeyler olacağını sezdiğini, annesine elveda dercesine baktığını geçirdi içinden.
Hastahaneye geldiklerinde artık çok geçti. Küçük Hams Rabbine kavuşmuştu. Doktorlar Hams’ın minik cesedine bakınca dehşete düştüler .O küçücük bedende ikisi başında olmak üzere tam yirmi kurşun yarası vardı. Kimse bu caniliğe akıl erdiremiyordu. Küçücük bedene bu kurşunları sıkan biri asla bir insan olamazdı.
Hamsın babasıda olayı duyunca koşarak hastaneye gelmişti. Önce hanımı Meryem’i gördü hastane koridorunda; üstü başı kan içindeydi hanımının. Meryemin elinde Hamsın boynuna attığı puşisi vardı. Babasının puşisiydi bu… Annesi de kana bulanmış bu puşiyi kokluyordu. Gidip telaşla eşinin yüzüne baktı.. Meryem de hızlıca oturduğu yerden kalkıp eşine sarıldı. Hastahanenin koridorlarında Meryemin feryadı acı acı yankılandı..
Hams şehid oldu Yusuf…!
Hamsın küçük, cansız bedenini kucağına alan babası onun yüzüne baktı yüzünde tarifsiz bir tebessüm vardı Hamsın.
Ona sarıldı ve ağladı Yusuf. Onun intikamını alacağına yemin etti sonra…Güzel kızı ellerinde cansız yatıyordu artık Yusufun. Puşisini başına bağladı ve yüzündeki kanları sildi Yusuf. Sonra öptü kızını karanfil kokan yanaklarından…
Çok kalabalık bir toplulukla Hamsın cenaze namazı kılındı. Hams yüzü açık bir şekilde,başında babasının puşisi, kanlı giyisisi üzerinden çıkarılmadan, tekbir sesleriyle Gazze sokaklarında dolaştırıldı. Kanlı elbisesi üzerindeydi çünkü şehidler elbiseleriyle kefenlenmeden gömülürdü. Bütün Gazze küçük Hamsın intikamını almak için and içiyordu…
Babası küçük kzını kendi elleriyle ebedi mekanına defnetti. Dua etti kızına ve ahdini tazeledi. Küçük kızını kabrine koyduktan sonra kulağına eğilip şöyle dedi şehid yavrusuna:
Amcana ve bu mukaddes topraklar için canlarını vermiş şehidlerimize selamımızı götür. Onların kanlarıyla bereketlenen direnişimiz büyüyerek devam ediyor ve edecek. Onlara Kudüsümüzün yakında işgalden kurtulacağını müjdele. Allaha emanet ol canım kızım..
Hamsın mezarının sağında ve solunda iki mezar daha vardı. Bu mezarlar da dün siyonistler tarafından yıkılan evlerinin altında can veren Hamsın arkadaşı Ahmet Yasin ve onun küçük kardeşi Zeyneb yatıyordu.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Selman
Admin
Admin


KovaManda
Yaş : 35
Kayıt : 02 01 2008
Mesajlar : 587

MesajKonu: Geri: Kudüs Yolunda Küçük Bir Şehid: İman el HAMS   C.tesi Nis. 05, 2008 10:14 pm

Allah Razı olsun

Rabbim Filisinli kardeşlerimizi Canilere karşı muhafaza buyursun İnşAllah
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
selahaddineyyubi
Admin
Admin


OğlakHoroz
Yaş : 27
Kayıt : 03 01 2008
Mesajlar : 772
Nerden : İnna lillah ve inna ileyhi raciun
ünvan : Kudüsün Fatihi

MesajKonu: Geri: Kudüs Yolunda Küçük Bir Şehid: İman el HAMS   Paz Nis. 06, 2008 6:11 pm

Selman demiş ki:
Allah Razı olsun

Rabbim Filisinli kardeşlerimizi Canilere karşı muhafaza buyursun İnşAllah


AMİN ABİM BENİM AMİN.
ALLAH c.c. senden de razı olsun abicim.

_________________

Kanım dökülsün soğuk zindana
Deşilsin Yüreğim Kur'an uğruna
paramparça ulaşayım RAHMANa
Yeter artık gel ey kutlu Şehadet...
-YA SABIR-

AYNI cephede TEK VE BÜYÜK OLAN RABBİMİZ İÇİN CİHAD EDEBİLMEK DİLEĞİ İLE...

ALLAH'ın Laneti Kafirlerin ve Onlara Yardım Eden Münafıkların Üzerine OLsun
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
nergiz
MODORoTÖR
MODORoTÖR



Kayıt : 15 01 2008
Mesajlar : 2145

MesajKonu: Geri: Kudüs Yolunda Küçük Bir Şehid: İman el HAMS   Perş. Nis. 17, 2008 1:04 am

Hastahaneye geldiklerinde artık çok geçti. Küçük Hams Rabbine kavuşmuştu. Doktorlar Hams’ın minik cesedine bakınca dehşete düştüler .O küçücük bedende ikisi başında olmak üzere tam yirmi kurşun yarası vardı.

Idea Idea Idea



Ey gözlerinde yıldızlar kayan çocuk!
Zifiri karanlıklar içinden uzattığın elini göremedik, affet…
Siyah renkli dumanlar, sararken gökyüzünü
Sen de göremedin değil mi
Vurulan kuşlarının,babanla birlikte, nereye uçtuklarını…
Tekerleği kırılmış oyuncak kamyonunun kasasında mı hayallerin?
Yoksa, sapanındaki taşa mı yükledin geleceğini?
Hangi el söküp çıkarabilir bu saatten sonra,
Ablanın , ciğerine batan acı çığlıklarını…
Hangi diyarlardan esip gelen rayihalar, merhem olur yarana?
Kan kırmızısı yaşamların kıyısında akıp giderken hayatın
Gözlerin düşüyor, dikenli tellerin en dikenli noktasına
Bizim gölgelerimiz ise, titreyen mum alevlerinde tutsak.
Biz, havai fişekler patlatırken, rengarenk,
Bomba sesleriyle bölünüyor senin uykuların…
Annen gözyaşlarını siliyor örtüsüne
Öldürücü çaresizlik diz boyu.
Ey rüyalarına siyah hüzünler düşen çocuk!
Biz, hevesin binbir rengine müptela hayatlarımızda
Yüreklerimizde binbir arzuyla
Kumlara çiziyoruz tul-u emellerimizi
Şımarık zengin çocuklarının oynaştığı bu vahşi çağda
Koruyamadık kendimizi, onlar gibi mi olduk?
Kardeşliğimizi yitirdik bir cemre zamanı, çocuk!
Varlığımızı dayanaksız bıraktık.
Tuğlaları düştü tek tek binamızın.
Kalbinde yarası kanayanlar bir bir gittiler uzaklara
Bizim payımıza ise , çölde tuz yemek düştü.
Mumdan küçük gemilerimiz vardı
Ateş denizinde eriyip gittiler, dualarımız gibi.
Ey baharında eylülü yaşayan çocuk!
Biz Karun saraylarında izlerken olup biteni
Sen dublörsüz oynuyorsun filmin son karesini…

_________________
*** SUSKUNLUĞUMU EN GÜZEL DUA KIL YA RABB! ***
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
::sahra::
Tecrübeli Dost
Tecrübeli  Dost



Kayıt : 08 01 2008
Mesajlar : 110

MesajKonu: Geri: Kudüs Yolunda Küçük Bir Şehid: İman el HAMS   C.tesi Haz. 14, 2008 7:35 pm

Allah c.c razi olsun kardesim. Rabbim orada yasayan insanlarimizi korusun insAllah.Emegine saglik kardesim.
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
-*AY-ISIGI*-
Admin
Admin



Kayıt : 12 01 2008
Mesajlar : 653
Nerden : MALATYA

MesajKonu: Geri: Kudüs Yolunda Küçük Bir Şehid: İman el HAMS   C.tesi Haz. 14, 2008 8:02 pm

Kınama (FİLİSTİN)

Kınamak çare değil harekete geçilsin
İsrail haddi aştı Müslümandır FİLİSTİN

Müslümanlık bir yana insanlığa darbedir
Harbe davetiyedir soykırımda FİLİSTİN

Kaç bebe,sivil öldü saymakla da bitmiyor
Gözyaşları dinmiyor gözyaşımız FİLİSTİN

Kuranda lanetlidir İsrailoğulları
Soyu nankör vahşidir.gör ne halde FİLİSTİN

Hocalı,Bosna şimdi soykırımda FİLİSTİN
Düşmanın soyu aynı anlatıyor FİLİSTİN

Seyredince kalbimiz buğz ediyor onlara
Seyretmekle olmuyor bak yanıyor FİLİSTİN

Hayvandan da aşağı cehennem ehli onlar
İsrail vahşetinden,gam çekiyor FİLİSTİN

Muammer der çözümü kınamakla olmuyor
Birleşsin cümle cihan,can veriyor FİLİSTİN


Maide suresi 32.İsrâiloğulları'na: 'Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur' hükmünü yazdık (farz kıldık) . Şüphesiz ki onlara peygamberlerimiz açık delillerle geldiler. Yine de bundan sonra onların birçoğu yeryüzünde aşırı gitmektedirler.

MÂİDE SÛRESİ
(78) İsrailoğullarından küfredenler(inkar edenler) , Davud ve Meryemoğlu İsa diliyle lanetlendi. Bu, onların isyan etmeleri ve hadlerini aşıyor olmalarından ötürüydü.



ALLAH RAZI OLSUN ELİNE SAĞLIK KARDEŞİM
_________________
[flash=700,240]http://img147.imageshack.us/img147/7871/ayisiidj7.swf[/flash]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Kudüs Yolunda Küçük Bir Şehid: İman el HAMS

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
selman forum :: İSLAMİ KONULAR :: Din Büyüklerimizin Hayatı ve Şehitlerimiz-
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder